Hades ve Gölge Çalışması: Halının Altına Süpürdüklerimiz
Uranüsyen astroloji dendiğinde Hades'in adı genelde insanı biraz ürkütür. Hep karanlık taraflar, sırlar, harabeler ve geçmişin o ağır yükü gelir akla. Ama işin içine biraz Jung psikolojisi ve gölge çalışması (shadow work) kattığımızda tablonun rengi değişmeye başlıyor. Ben Hades'i, içimizdeki o meşhur "Gölge" ile yüzleşmek için güçlü bir sembol olarak okuyorum. Hani şu halının altına süpürdüğümüz, görmezden geldiğimiz, yüzleşmekten köşe bucak kaçtığımız yanlarımız var ya... İşte biraz da onlardan söz ediyoruz.
Alfred Witte'nin astrolojik yaklaşımını bu psikolojik bakışla birlikte düşündüğümde, Hades'in anlattıklarında bir arınma ihtimali de görüyorum. Biriken, ihmal edilen, artık taşımakta zorlandığımız şeylerle ilgilenme ihtimali... Çünkü bazen hayatımızda yeni bir şeye yer açabilmek için önce o eski birikintiye dönüp bakmamız gerekiyor.
Bunu uzun zamandır bakımsız kalmış bir bahçe gibi düşünün. Kurumuş dallar birikmiş, yabani otlar bazı çiçeklerin önünü kapatmış... İlk bakışta insan nereden başlayacağını bilemez. Ama biraz ilgilenip toprağı havalandırdıkça, arada gözden kaçırdığınız canlılığı fark etmeye başlarsınız. İç dünyamızda da bazen benzer bir süreç yaşarız. Eski bir kırgınlığı anlamlandırdığımızda, utandığımız bir ihtiyacı kabul ettiğimizde, kendimizde uzun zamandır fark etmediğimiz bir yönümüzle karşılaşabiliriz. Belki de içimizdeki o bahçenin yeniden canlanması için önce dönüp onunla ilgilenmemiz gerekiyordur.
Haritanızda Hades'in dokunduğu yerleri, "Iyy, hiç buraya girmeyelim" deyip üzerini örttüğünüz konular üzerine düşünmek için kullanabilirsiniz. İçinize attığınız bir kırgınlık, söyleyemediğiniz bir söz, kendinize yakıştıramadığınız bir istek... Bazen de yıllardır taşıdığınız ama artık neden taşıdığınızı bile unuttuğunuz bir suçluluk duygusu. Üstünü kapatmaya alıştığımız şeyleri fark etmek başlı başına önemli bir adımdır.
Bir de gölgenin içinde sakladığımız güçlü yanlarımız var. "Ayıp olur" diye susturduğunuz cesaretiniz, "Bencil görünmeyeyim" diye söyleyemediğiniz bir hayır, "Kim oluyorum da bunu istiyorum?" diyerek küçülttüğünüz hayalleriniz... Kendimize yasakladığımız bu taraflar da gölgede kalabilir. Yani oraya baktığımızda, uzun zamandır kullanamadığımız bir yeteneğimizle veya yaşama isteğimizle de karşılaşabiliriz.
Peki bu gölge çalışması günlük hayatta nasıl başlar? İlk adımlardan biri, zor bir duyguyu fark ettiğinizde hemen kendinizi yargılamamaktır. Diyelim ki bir arkadaşınızın başarısını fena hâlde kıskandınız. "Ne kadar kötü biriyim" diye kendinize yüklenmeden önce bir durun. "Ben de neyi başarmak istiyorum? Onun yaptığı hangi şeyi kendime bir türlü yakıştıramıyorum?" diye bakın. Belki o kıskançlığın altında, sürekli ertelediğiniz bir hedef vardır. Böylece hissettiğiniz şeyi, kendi hayatınızda atacağınız somut bir adıma çevirebilirsiniz.
Öfke için de benzer bir şey söyleyebiliriz. Bazen içinizde kabaran o yıkıcı öfkenin altında, defalarca aşılmış bir sınır bulunur. Hep anlayış gösteren, hep idare eden, hep "Tamam, sorun değil" diyen taraf olmuşsunuzdur. O duyguyu fark etmek, neyi kabul ettiğinizi ve artık neye hayır demek istediğinizi anlamanıza yardımcı olabilir. Sonraki adım, bunu karşı tarafa nasıl ifade edeceğinizi seçmektir.
Burada duygularımızın sorumluluğunu almak da işin bir parçası. Kıskançlığımızı kabul edebilir, öfkemizi duyabilir ve davranışlarımızı bilinçli biçimde seçebiliriz. Kendinize birkaç satır yazmak bile düşünmek için alan açabilir: "Şu an ne hissediyorum? Neye ihtiyacım var? Bu ihtiyacım için bugün ne yapabilirim?" Her seferinde büyük bir keşif beklemeyin. Bazen yıllardır söyleyemediğiniz bir şeyi kendinize dürüstçe söylemek yeterince büyük bir adımdır.
Kendi karanlığınıza bakıp "Seni görüyorum ve sen de bana aitsin" diyebilmek kolay olmayabilir. Bir gün anlayışla yaklaştığınız duygudan ertesi gün yine utanabilirsiniz. Kendinize biraz zaman tanıyın. Gölge tarafınızla barıştıkça, içinizde uzun zamandır yer bulamayan bir güce de alan açabilirsiniz. Belki o en büyük hazine, tam da bakmaktan kaçındığınız yerde, yeniden sahiplenilmeyi bekleyen bir parçanızdır.
Yıldızların Işığıyla,
AstroSkylog
Kaynakça:
Alfred Witte's Rules for Planetary-Pictures: The Astrology of Tomorrow
Christopher Perry, “The Shadow”, Society of Analytical Psychology.